Ortak Konutun Kiracı Olmayan Eşe Tahsis Edilmesi boşanma davası sürerken Aile Mahkemesi tarafından TMK md 254/4 maddesi hükmüne göre verilir. Bu tahsis kararı ile boşanma davası kesinleşene ya da aksi bir karar verilinceye kadar kiracı sıfatı olmayan eş ortak konutta kalmaya devam eder ve kiracı sıfatı kazanır.
İçindekiler
Toggle4721 sayılı TMK’nın “IV. Aile konutu ve ev eşyası
Kiracı sıfatı kazanan eş, TMK md. 194 uyarınca ev sahibine bildirimde bulunmak zorundadır. Bu bildirim yapılmasa da tahsis kararı verildiği andan itibaren iki tarafta kiraya veren ev sahibine karşı kira borcundan müteselsilen sorumlu olur. Yani iki tarafta kira borcunu ödemek zorunda olup kira ödenmezse kiraya verenin Borçlar Kanuna göre tahliye hakkı doğar.
Bildirimi ev kendine tahsis edilen eş yapmaz ise, diğer eş de ev sahibine yapabilir.
Kiracı sıfatını kazanan eş, kiraya verene evin kendisine tahsis edildiğini ya da aile konutu olduğunu bildirince ev sahibi dilerse sözleşmeyi fesih edebilir.
TBK md. 349’ a göre:
“Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez.
Bu rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hâkimden bu konuda bir karar vermesini isteyebilir.
Kiracı olmayan eşin, kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır.” demek sureti ile ev sahibine dilerse kira sözleşmesini fesih etme yetkisini dilerse ödeme bilgilerini paylaşarak kontrata iki kiracılı olarak devam etme yetkisini vermiştir.
Bazı durumlarda eşler; anne ya da babalarının evlerinde bedava (bila bedel) olarak oturmaktadır. Bu durumda açılan bir boşanma davasında eğer ortak konut eşlerden birine tahsis edilirse ev sahibi olan anne baba ne yapabilir?
Boşanma davası sırasında aile mahkemesi tarafından verilen ortak konutun eşe tahsisi kararı, taşınmazın maliki olan üçüncü kişileri (Örn: diğer eşin annesini) bağlamaz. Yargıtay kararlarına göre, aile mahkemesinin tahsis kararı mülkiyet hakkını sınırlayamaz ve bu karara mülkiyet hakkı karşısında hukuki değer izafe edilemez (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2018/5703-2020/2594 K.)
Bu durumda ilk başta bedava konutunda oturulmasına muvafakat eden ev sahibi iki dava açabilir. Ecri Misil Davası ve El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men’ i Davası)
Ecri Misil Davası: Ev sahibi bila bedel evinde oturan eski gelini/damadına karşı ecri misil davası açabilir. Ancak burada malikin rızasının artık olmadığına dair yazılı ispat gerekir. Buna intifadan men’ de denir. Eşler evli iken bila bedel oturulmasına muvafakat veren ev sahibi, Taşınmaz boşanma davasından sonra diğer eşe tahsis edilirse
Ecri Misil bir diğer adı ile Haksız işgal tazminatı, Mal sahibinin, rızası dışında mülkünü işgal eden haksız işgalciye karşı belirli şartlar altında açacağı bir tazminat davasıdır.
Taşınmazını akrabalarına bila bedel kullansınlar diye veren bir malik, boşanma davasında evinin istemediği tarafa oturması için tahsis edilmesi karşısında bu davayı açabilir. Ancak artık rızasının olmadığına dair yazılı bir bildirim yapmak zorundadır.
Maliki olduğu konutu kullanması için oğluna ve davalı gelinine tahsis etmiş ise de arada bir sözleşme ilişkisi bulunmamakta olup; tek taraflı olarak verdiği onayı her zaman geri alabileceği kuşkusuzdur. Bu durumda davacı tarafından verilen onay devam ettiği sürece konutun davacının oğlu ve davalı tarafından kullanımının haksız olmadığı söylenecektir.
Ecrimisil davasında husumetin taşınmazı haksız olarak kullanan kişiye yöneltilmesi gereklidir. Eldeki davada her ne kadar davacı baba, taşınmazı bedelsiz olarak kullanmaları için dava dışı oğlu ve davalı gelinine vermişse de, oğlunun boşanma davası sırasında çekişmeli konutu terk ettiği, davacının da hâlen ortak konutta oturmaya devam eden davalı gelinine karşı da ihtar çekerek eldeki davayı açtığı sabittir. Bu durumda artık davacının taşınmazın kullanımına dair verdiği muvafakatini geri aldığının kabulü gereklidir.”
Öte yandan, çekişmeli taşınmaz davalı ve eşi tarafından aile konutu olarak kullanılmış ise de kayıt maliki davacı ile davalı (ve eşi) arasında hukuki ilişki kurulmadığından bu hususun davacıyı bağlamayacağı açıktır. Davacının oğlu ile davalının ayrı yaşamakla birlikte evliliklerinin devam etmekte olması davacının mülkiyet hakkı karşısında taşınmazı davalının kullanmasının haklı ve geçerli nedeni olarak kabul edilemez.” (BKz: Yargıtay HGK)
İstemediğiniz gelin ya da damadınızın evinizde mahkemenin tahsis kararı ile oturması durumunda Ankara kira avukatı, Ankara avukat ya da Ankara hukuk bürosu danışmanlık hizmeti almanızı öneririz.
Taşınmazın maliki, TMK m. 683’e dayanarak eski gelinin/ damadın haksız kullanımına karşı el atmanın önlenmesi davası açabilir. Yargıtay kararlarında (örneğin HGK 2009/401-473), noter ihtarıyla rızayı geri alarak dava hakkı tanınmış, aile konutu savunması üçüncü kişi malike bağlayıcı görülmemiştir. Boşanma tahsisi geçici olup mülkiyet hakkını sınırlamaz. Ancak bazı Yargıtay kararlarında boşanmanın kesinleşmesi şartı aranması gerektiği salık verilmiştir.
El atmanın önlenmesi davası sadece arsa, tarla gibi ya da çatılı iş yerlerinde değil; konutlarda da açılabilir. Çünkü kira getirisi de “hukuki semeredir.” Bu gibi gelir getiren taşınmazlarda intifadan men ihtarı çekmek kural olarak gerekmemektedir. Ancak başlangıçta ortak konut, malikin rızası ile çiftlere verildiği için, bu rızanın ortadan kalktığı malik tarafından ev kendine tahsis edilen tarafa yazılı olarak bildirilmelidir. Bu gibi durumla karşılaştığınızda hukuki bir hamle yapmadan önce hak kaybı olamaması adına Ankara kira avukatı, Ankara avukat & Ankara hukuk bürosu danışmanlık hizmeti almanızı şiddetle tavsiye ederiz.
2024 © Kopyalanamaz. Tüm Hakları Saklıdır. Rise On Web
Bizimle iletişime geçin.