Türk İş Hukuku çerçevesinde iş kazası, sadece çalışırken meydana gelen bir olay değil, kapsamı yasalarla net bir şekilde çizilmiş hukuki bir durumdur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi, bir olayın iş kazası sayılabilmesi için gerekli şartları belirlemiştir.
İçindekiler
Toggleİşte güncel mevzuat ışığında iş kazasına dair bilmeniz gereken temel başlıklar:
İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir?
Bir kazanın “iş kazası” olarak nitelendirilebilmesi için aşağıdaki durumlardan birinin gerçekleşmiş olması gerekir:
- İşyerinde Bulunulduğu Sırada: Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen her türlü kaza (o an çalışıyor olsun veya olmasın) iş kazasıdır.
- İşin Yürütümü Nedeniyle: İşveren tarafından görevlendirilen bir işin yapılması sırasında, işyeri dışında olsa dahi meydana gelen kazalar bu kapsama girer.
- Görevli Gönderilme Halinde: Sigortalının işveren tarafından başka bir yere görevli olarak gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen kazalar.
- Emzirme İzni Sırasında: Kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda (süt izni) başına gelen kazalar.
- Servis Araçlarında: İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş ve gelişler sırasında (servis kazaları) yaşanan olaylar.
Bir Olayın İş Kazası Olması İçin Gereken 3 Temel Unsur
Hukuki süreçte bir olayın iş kazası tescili alabilmesi için şu üç unsurun bir arada bulunması şarttır:
- Sigortalı Olma: Kazayı geçiren kişinin 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılması gerekir.
- Kazaya Uğrama: Aniden meydana gelen dışsal bir olayın varlığı şarttır.
- Bedensel veya Ruhsal Zarar: Kazanın sonucunda sigortalının hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale gelmesi veya vefat etmesi gerekir.
İşyerinde geçirilen ve iş kazası şartlarını sağlayan bir kazadan sonra sürecin etkin ve sağlıklı yürütülmesi amacıyla Ankara avukat hukuki danışmanlığı alınması tavsiye edilmektedir.
İş Kazası Tazminat Hesaplama
Türk İş Hukuku’na göre iş kazası tazminatı, tek bir rakamdan ibaret olmayıp, kazanın işçi üzerinde bıraktığı kalıcı hasar, işçinin yaşı, geliri ve tarafların kusur oranlarına göre belirlenen karmaşık bir aktüeryal hesaplama sürecidir.
2026 yılı güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda tazminat hesaplama kriterleri aşağıda detaylandırılmıştır:
- İş Kazası Maddi Tazminat Hesaplama Unsurları
Maddi tazminat, işçinin kaza nedeniyle uğradığı ekonomik kaybı telafi etmeyi amaçlar. Hesaplama yapılırken şu temel veriler esas alınır:
- Güncel ve Giydirilmiş Net Gelir: Hesaplamada sadece çıplak maaş değil; ikramiye, yemek, yol ve yakacak yardımı gibi tüm yan ödemelerin dahil olduğu “giydirilmiş net ücret” dikkate alınır.
- Maluliyet (İş Göremezlik) Oranı: Sağlık kurulu raporu ile belirlenen kalıcı iş gücü kaybı oranıdır. Örneğin, %20 maluliyet alan bir işçinin ömür boyu kazancının %20 oranında azaldığı kabul edilir.
- Kusur Oranları: Kazanın meydana gelmesinde işverenin ve işçinin ihmalleri yüzdesel olarak belirlenir. İşverenin kusuru ne kadar yüksekse tazminat o kadar artar; işçinin kendi kusuru tazminattan indirilir.
- Bakiye Ömür ve Aktif/Pasif Dönem: Yargıtay uygulamalarına göre (genellikle TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak) işçinin muhtemel yaşam süresi hesaplanır. İşçinin 60 yaşına kadar olan dönemi “aktif”, 60 yaşından sonraki dönemi ise “pasif (emeklilik)” dönem olarak kabul edilir.
- Manevi Tazminat Belirleme Kriterleri
Manevi tazminat, maddi tazminat gibi bir formüle dayanmaz. Hakim, olayın özelliklerine göre “hakkaniyet” çerçevesinde bir rakam takdir eder. Belirleyici faktörler şunlardır:
- Kazanın şiddeti ve işçide bıraktığı psikolojik yıkım.
- Tarafların sosyal ve ekonomik durumu.
- Paranın alım gücü ve caydırıcılık ilkesi.
- Uzuv kaybı gibi telafisi imkansız durumların varlığı.
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Ölümlü Kazalar)
Eğer iş kazası ölümle sonuçlanmışsa, işçinin desteğinden mahrum kalan yakınları (eş, çocuk, anne-baba) bu tazminatı talep edebilir.
- Ölen işçinin geliri, bakmakla yükümlü olduğu kişilere belirli paylar (paylaştırma yöntemi) oranında dağıtılır.
- Eşin yeniden evlenme ihtimali ve çocukların öğrenim durumları (erkek çocuklar için 18-25 yaş sınırı gibi) hesaplamayı etkiler.
- Tazminattan Yapılan İndirimler
Maddi tazminat miktarı netleştikten sonra, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından işçiye bağlanan “Sürekli İş Göremezlik Geliri”nin rücu edilebilir (işverene yansıtılabilir) kısmı, hesaplanan toplam tazminattan mahsup edilir (düşülür). Böylece işçinin mükerrer (çift) ödeme alması engellenir.
Özet Formül Mantığı
Her ne kadar teknik bir bilirkişi raporu gerekse de, mantık şu şekildedir: [Yıllık Net Kazanç] x [Bakiye Ömür Yılı] x [Maluliyet Oranı] x [İşveren Kusur Oranı] – [SGK Ödemeleri] = Net Tazminat Tutarı
Önemli Not: 2026 yılı itibariyle asgari ücret artışları ve Yargıtay’ın güncel yaşam tabloları (TRH-2010 gibi) tazminat miktarlarını doğrudan etkilemektedir. Hak kaybı yaşamamak için dosyanın bir aktüer bilirkişi veya uzman bir hukukçu tarafından incelenmesi kritiktir. Doğru bir hesaplama yapılabilmesi amacıyla Ankara avukat ile sürecin takip edilmesi tavsiye edilir.
İş Kazası Tazminat Hesaplama (Yaklaşık)
Formül: [Yıllık Net Kazanç] × [Bakiye Ömür Yılı] × [Maluliyet Oranı] × [İşveren Kusur Oranı] − [SGK Ödemeleri]
Önemli Bilgilendirme
- Bu araç, verdiğiniz formüle göre basitleştirilmiş hesap yapar.
- Gerçek dosyalarda; TRH-2010 yaşam tablosu, aktif/pasif dönem, iskonto/artırım, giydirilmiş ücret tespiti, rücu vb. unsurlar devreye girer.
- Sonuçlar hukuki görüş değildir; yalnızca ön fikir verir.
İş Kazası Bildirimi
5510 sayılı Kanun uyarınca, kazanın gerçekleştiği andan itibaren başlayan bu süreçte zaman yönetimi kritiktir.
- İş Kazası Bildirim Süreleri
Bir kaza meydana geldiğinde iki farklı makama bildirim yapılması gerekir:
- Kolluk Kuvvetlerine (Polis/Jandarma): İş kazası meydana geldiği anda derhal bildirilmelidir. Özellikle ağır yaralanmalı veya ölümlü kazalarda bu adım hayati önem taşır.
- Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK): Kazanın meydana geldiği günden sonraki 3 iş günü içerisinde yapılmalıdır.
- Örnek: Cuma günü yaşanan bir kazanın bildirimi, hafta sonu tatil olduğu için en geç Çarşamba günü mesai bitimine kadar (e-sigorta üzerinden saat 23.59’a kadar) yapılmalıdır.
- İstisna: Kazanın işverenin kontrolü dışındaki bir yerde (örneğin dış görevde) olması durumunda 3 günlük süre, işverenin kazayı öğrendiği tarihten itibaren başlar.
- Bildirim Nasıl Yapılır?
Günümüzde bildirim işlemleri büyük oranda dijital kanallar üzerinden yürütülmektedir:
- E-Devlet / SGK Uygulamaları: İşverenler, “İş Kazası ve Meslek Hastalığı E-Bildirim” ekranı üzerinden kullanıcı kodu ve şifreleri ile girişi yaparak formu doldurabilirler.
- Kağıt Ortamı: Elektronik sistemlerin çalışmadığı mücbir durumlarda, “İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formu” doldurularak doğrudan SGK merkezine elden verilebilir veya taahhütlü posta ile gönderilebilir.
- Bildirim Formunda Yer Alması Gereken Bilgiler
Sağlıklı bir inceleme süreci için formda şu detayların eksiksiz olması şarttır:
- Kaza Detayları: Kazanın saati, tam adresi, oluş şekli ve o sırada yürütülen faaliyet.
- Çalışan Bilgileri: T.C. kimlik numarası, mesleği, son işe giriş tarihi ve eğitim durumu.
- Yaralanma Bilgileri: Vücudun hangi bölgesinin etkilendiği ve kazaya neden olan araç-gereçler.
- Şahitler: Varsa kazayı görenlerin bilgileri.
- Bildirimin Yapılmamasının Sonuçları (2026 Cezaları)
Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenleri iki temel yaptırım beklemektedir:
- İdari Para Cezası: Bildirimin süresinde yapılmaması halinde, işyerinin tehlike sınıfı (az tehlikeli, tehlikeli, çok tehlikeli) ve çalışan sayısına göre belirlenen yüksek tutarlı idari para cezaları uygulanır. 2026 yılı itibarıyla bu cezalar asgari ücretin katları üzerinden güncellenmiştir.
- Ödeneklerin Rücusu: İş kazası geç bildirilirse, SGK’nın işçiye ödediği geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası), bildirimin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için işverenden faiziyle geri tahsil edilir.
- Kendi Adına Çalışanlar (4/b – Bağ-Kur) İçin Durum
Kendi adına ve hesabına çalışan (Bağ-Kur’lu) sigortalılar, iş kazası bildirimini bizzat kendileri yapmak zorundadır. Bu kişiler için de süre 3 iş günüdür; ancak geçirdikleri kaza bildirim yapmalarına engel olacak kadar ağırsa, bu engel kalktıktan sonraki 3 iş günü içinde bildirim yapılabilir.
İş Kazası Bildirim Süresi
Türk İş Hukuku ve 5510 sayılı Kanun çerçevesinde iş kazası bildirim süresi, kazanın meydana geldiği andan itibaren başlayan ve kaçırılması durumunda ağır yaptırımları olan yasal bir süreci ifade eder.
2026 yılı güncel mevzuatına göre bildirim süreleri ve dikkat edilmesi gereken kritik detaylar şunlardır:
- SGK’ya Bildirim Süresi (3 İş Günü)
İşveren, meydana gelen iş kazasını en geç kazadan sonraki 3 iş günü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmekle yükümlüdür.
- Süre Başlangıcı: Kazanın olduğu gün hesaba katılmaz. Süre, kazayı takip eden ilk iş gününden itibaren başlar.
- İş Günü Kavramı: Hafta sonu tatilleri (Cumartesi-Pazar) ve resmi tatiller bu süreden sayılmaz.
- Öğrenme İstisnası: Eğer kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde (örneğin şehir dışı görevinde) meydana gelmişse, 3 iş günlük süre işverenin kazayı öğrendiği tarihten itibaren başlar.
Örnek Hesaplama: Cuma günü gerçekleşen bir kazanın bildirimi; Cumartesi ve Pazar iş günü sayılmadığı için en geç Çarşamba günü saat 23.59’a kadar e-SGK üzerinden yapılmalıdır.
- Kolluk Kuvvetlerine Bildirim (Derhal)
İş kazası meydana geldiğinde, işveren o yerin yetkili kolluk kuvvetlerine (Polis veya Jandarma) durumu derhal bildirmek zorundadır. Bu bildirim genellikle sözlü veya yazılı olarak en yakın karakola yapılır ve olay yeri incelemesi için temel oluşturur.
- Kendi Adına Çalışanlar (Bağ-Kur) İçin Süre
4/b (Bağ-Kur) kapsamında kendi adına çalışan sigortalılar, iş kazası bildirimini bizzat kendileri yapmalıdır.
- Süre yine 3 iş günüdür.
- Ancak kişi, kaza nedeniyle bildirim yapamayacak durumda (yoğun bakım, ağır yaralanma vb.) ise; bildirim yapmasına engel durumun ortadan kalktığı günü takip eden 3 iş günü içinde bildirim yapılabilir.
- Bildirim Süresinin Geçirilmesinin Sonuçları
Bildirimin geç yapılması veya hiç yapılmaması durumunda işvereni bekleyen riskler şunlardır:
- İdari Para Cezası: 2026 yılı yeniden değerleme oranlarına göre, işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre değişen (tahminen 20.000 TL ve üzeri) idari para cezaları uygulanır.
- Ödeneklerin Rücusu: Bildirim yapılana kadar SGK tarafından işçiye ödenen geçici iş göremezlik ödeneklerinin (rapor parası) tamamı işverenden faiziyle geri alınır.
- Hukuki Sorumluluk: Geç bildirim, olası bir tazminat davasında işveren aleyhine “ihmal” karinesi oluşturabilir.
- Sağlık Hizmet Sunucularının Yükümlülüğü
Hastaneler ve sağlık kuruluşları, kendilerine intikal eden iş kazası vakalarını en geç 10 gün içerisinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim, işverenin bildirim yapmaması durumunda sistemin kazadan haberdar olmasını sağlar.
Geriye Dönük İş Kazası Bildirimi
Türk İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik mevzuatına göre, normal şartlarda iş kazasının 3 iş günü içinde bildirilmesi zorunludur. Ancak kaza bu süre zarfında bildirilmemişse, geriye dönük iş kazası bildirimi yapmak mümkündür. 2026 yılı güncel düzenlemeleri ışığında bu süreç, hem idari yaptırımları hem de işçinin haklarını koruyan mekanizmaları içerir.
Geriye dönük bildirim süreci ve sonuçları şöyledir:
- Geriye Dönük Bildirim Nasıl Yapılır?
Kaza üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, işveren veya işçi tarafından SGK’ya bildirim yapılabilir.
- İşveren Tarafından: İşveren, yasal süreyi (3 iş günü) geçirmiş olsa dahi e-SGK üzerinden veya yazılı olarak “İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formu” ile müracaat edebilir. Bu durumda sistem otomatik olarak bir gecikme kaydı oluşturur.
- İşçi Tarafından (Şikayet): İşveren bildirimi yapmıyorsa, işçi bizzat SGK’ya giderek dilekçe verebilir veya e-Devlet üzerinden şikayette bulunabilir. Bu başvuru, SGK müfettişlerinin olayı incelemesini ve kazanın “iş kazası” olarak tescil edilmesini sağlar.
- Geriye Dönük Bildirimin Cezai Sonuçları
Bildirimin geç yapılması, işvereni bazı finansal yükümlülüklerle karşı karşıya bırakır:
- İdari Para Cezası: 5510 sayılı Kanun uyarınca, süresi içinde yapılmayan bildirimler için işyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre belirlenen güncel idari para cezaları uygulanır.
- Ödeneklerin Rücusu: İş kazası geç bildirildiği için SGK’nın işçiye bu süreçte ödediği tüm masraflar (hastane masrafları, geçici iş göremezlik ödeneği vb.), bildirimin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için işverenden faiziyle geri tahsil edilir.
- “İş Kazasının Tespiti” Davası
Eğer kaza üzerinden çok uzun zaman geçmişse ve SGK (müfettiş incelemesi sonucu) olayı iş kazası olarak kabul etmiyorsa, işçinin “İş Kazasının Tespiti Davası” açma hakkı doğar.
- Bu dava, olayın üzerinden yıllar geçse bile açılabilir; ancak SGK’dan hak talep edebilmek için belirli süreler mevcuttur.
- Mahkeme süreci sonunda olayın iş kazası olduğu kanıtlanırsa, işçi geriye dönük olarak tüm sosyal güvenlik haklarından (maaş bağlanması, tedavi giderleri vb.) yararlanır.
- Zamanaşımı Süreleri (2026 Güncel)
Geriye dönük bildirim ve dava süreçlerinde şu süreler kritiktir:
- Tazminat Davaları: İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresi, kaza tarihinden itibaren 10 yıldır.
- Ceza Şikayeti: Eğer kaza bir suç teşkil ediyorsa (taksirle yaralama gibi), şikayete tabi durumlarda bu süre genellikle 6 aydır. Ancak suçun niteliğine göre kamu davası açılması için gereken süreler daha uzun olabilir.
- Mücbir Sebep İstisnası
Eğer bildirim; doğal afet, işverenin ağır hastalığı veya kazanın işveren kontrolü dışında bir yerde olup sonradan öğrenilmesi gibi mücbir sebeplerle gecikmişse; işveren bu durumu belgelendirerek cezalardan muaf tutulmayı talep edebilir. Bu durumda 3 iş günlük süre, engelin ortadan kalktığı veya kazanın öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
İş Kazasında İşverenin Sorumluluğu
Türk İş Hukuku ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde iş kazasında işverenin sorumluluğu, sadece bir tazminat yükümlülüğü değil; hukuki, cezai ve idari boyutları olan geniş bir sorumluluk alanıdır.
- Hukuki Sorumluluk (Tazminat Yükümlülüğü)
İşveren, iş kazası sonucu zarar gören işçiye veya vefatı halinde yakınlarına karşı tazminat ödemekle yükümlüdür. Bu sorumluluk genellikle “kusur sorumluluğu” esasına dayanır; ancak bazı durumlarda işverenin kusuru olmasa dahi “kusursuz sorumluluk” (tehlike sorumluluğu) ilkesi uygulanabilir.
- Maddi Tazminat: İşçinin tedavi giderleri, kaza nedeniyle oluşan kazanç kayıpları ve çalışma gücü kaybından doğan zararlar karşılanır.
- Manevi Tazminat: İşçinin veya yakınlarının çektiği acı, keder ve psikolojik yıkım için hakim tarafından takdir edilen bedeldir.
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Ölümlü kazalarda, ölenin desteğinden mahrum kalan aile bireylerinin (eş, çocuk, anne-baba) uğradığı ekonomik zarardır.
- Cezai Sorumluluk (Hapis ve Adli Para Cezası)
İş kazası bir “suç” teşkil edebilir. Eğer kazanın meydana gelmesinde işverenin veya işveren vekilinin ihmali varsa, Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri devreye girer:
- Taksirle Yaralama: İşçi kazadan sağ kurtulmuş ancak yaralanmışsa, kusuru bulunan sorumlular hakkında hapis veya adli para cezası istemiyle dava açılır.
- Taksirle Öldürme: Ölümlü kazalarda işveren veya ilgili yöneticiler “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan yargılanır.
- Şahsilik İlkesi: Ceza sorumluluğu şahsidir. Dolayısıyla şirket tüzel kişiliğine değil, ihmali bulunan gerçek kişilere (işveren, iş güvenliği uzmanı, mühendis veya usta) yöneltilir.
- İdari ve Sosyal Güvenlik Sorumluluğu
İşverenin devlete ve SGK’ya karşı olan yükümlülükleridir:
- SGK Rücu Davaları: İş kazası işverenin ağır kusuru veya mevzuata aykırı bir eylemi nedeniyle olmuşsa; SGK’nın işçiye bağladığı maaş ve yaptığı hastane masrafları işverenden geri tahsil edilir.
- İdari Para Cezaları: İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması, risk analizinin yapılmaması veya kazanın geç bildirilmesi durumunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ağır idari para cezaları kesilir.
- İşin Durdurulması: Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, hayati tehlike tespit edilirse iş tamamen veya kısmen durdurulabilir.
- Sorumluluğu Ortadan Kaldıran veya Azaltan Haller
Her iş kazasında işveren %100 sorumlu tutulmaz. Bazı durumlar işverenin sorumluluğunu hafifletir veya tamamen ortadan kaldırır:
- İlliyet Bağının Kesilmesi: Kaza ile işverenin eylemi arasında bağ yoksa (örneğin mücbir sebep: deprem, sel vb.).
- İşçinin Ağır Kusuru: İşçinin, kendisine verilen tüm eğitimlere ve koruyucu ekipmana rağmen kasten tehlikeli bir davranış sergilemesi.
- Üçüncü Kişinin Kusuru: Kazaya tamamen işyeri dışından birinin (örneğin yoldan geçen bir araç) neden olması.
- İşverenin Temel Borçları (6331 Sayılı Kanun)
İşverenin sorumluluktan kurtulması için “her türlü önlemi aldığını” kanıtlaması gerekir. Bu kapsamda şu borçlar hayati önem taşır:
- Gözetme ve Denetleme Borcu: Sadece ekipman vermek yetmez; işçinin bu ekipmanı kullanıp kullanmadığını denetlemek zorundadır.
- Eğitim Verme: Çalışanlara işe başlamadan önce ve düzenli aralıklarla İSG eğitimi verilmelidir.
- Risk Değerlendirmesi: İşyerindeki tehlikeler önceden tespit edilmeli ve bir eylem planı oluşturulmalıdır.
İş Kazası Tazminat Davası
İş kazası tazminat davası, bir işçinin işini yaparken veya işverenin otoritesi altındayken bedensel veya ruhsal bir zarara uğraması durumunda açılan teknik ve detaylı bir dava türüdür. 2026 yılı itibarıyla güncel mevzuat ve uygulama esasları çerçevesinde bilmeniz gereken temel başlıklar şunlardır:
- Dava Şartları ve Ön Hazırlık
Bir olayın iş kazası sayılabilmesi ve tazminat davasına konu edilebilmesi için şu şartlar aranır:
- İş Kazasının Tespiti: Olayın SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) tarafından “iş kazası” olarak kaydedilmiş olması gerekir. Eğer SGK kazayı iş kazası saymazsa, tazminat davasından önce veya tazminat davasıyla birlikte “İş Kazasının Tespiti Davası” açılmalıdır.
- Maluliyet (Sakatlık) Oranı: İşçinin kazadan sonra oluşan kalıcı iş göremezlik oranının SGK Sağlık Kurulu tarafından belirlenmesi gerekir.
- Kusur Raporu: Kazada işverenin ve işçinin ne oranda kusurlu olduğunun bilirkişilerce tespit edilmesi davanın en kritik aşamasıdır.
- Talep Edilebilecek Tazminat Türleri
İş kazası sonrası iki temel tazminat türü söz konusudur:
- Maddi Tazminat: İş göremezlik nedeniyle oluşan kazanç kaybı, tedavi giderleri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar talep edilir. Eğer işçi vefat etmişse, bakmakla yükümlü olduğu kişiler “Destekten Yoksun Kalma Tazminatı” isteyebilir.
- Manevi Tazminat: Kazanın işçide veya (ölüm durumunda) yakınlarında yarattığı elem, keder ve psikolojik çöküntünün telafisi için hakim tarafından takdir edilen bedeldir.
- Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
- Görevli Mahkeme: İş Mahkemeleri.
- Yetkili Mahkeme: İşverenin ikametgahı, iş yerinin bulunduğu yer veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesi.
- Zamanaşımı Süresi: İş kazası tazminat davalarında zamanaşımı süresi kural olarak kaza tarihinden itibaren 10 yıldır. Ancak ceza davasını gerektiren durumlarda, ceza kanunundaki daha uzun olan “uzamış ceza zamanaşımı” süreleri de uygulanabilir.
- Tazminat Hesaplanırken Dikkate Alınan Kriterler
Mahkeme tazminat miktarını belirlerken şu faktörleri bir formül çerçevesinde değerlendirir:
- İşçinin son net kazancı (Yemek ve yol yardımı gibi yan haklar dahil).
- Kusur oranları (İşveren % kaç, işçi % kaç kusurlu?).
- Maluliyet oranı (İşçinin beden gücü kaybı yüzdesi).
- İşçinin yaşı (Bakiye ömür ve aktif çalışma süresi).
- SGK tarafından yapılan ödemeler (SGK’nın bağladığı gelirler toplam tazminattan düşülür).
Önemli Not: İş kazası davalarında arabuluculuk zorunlu değildir. Maddi ve manevi tazminat talepleri için doğrudan dava açılabilir, ancak taraflar isterse ihtiyari olarak arabulucuya gidebilirler.
İş Kazası Tespiti Davası
İş Kazasının Tespiti Davası, bir olayın hukuk ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) nezdinde “iş kazası” olarak kabul edilmediği veya hiç bildirilmediği durumlarda açılan hayati öneme sahip bir dava türüdür. Tazminat davasının görülebilmesi için öncelikle bu kazanın varlığının kesinleşmesi gerekir.
2026 yılı itibarıyla bu davaya ilişkin güncel detaylar ve süreç şu şekildedir:
- Dava Neden ve Ne Zaman Açılır?
Bu dava genellikle iki ana senaryoda karşımıza çıkar:
- Bildirim Yapılmaması: İşveren kazayı SGK’ya hiç bildirmemişse.
- SGK’nın Reddi: Kaza bildirilmiş ancak SGK müfettiş incelemesi sonucunda olayı “iş kazası” olarak nitelendirmemişse.
Önemli: Eğer bir tazminat davası açtıysanız ve mahkeme kazanın iş kazası olup olmadığının netleşmediğini görürse, size bu davayı açmanız için süre verir. Bu durumda tespit davası, tazminat davası için bir “bekletici mesele” (ön şart) haline gelir.
- Davanın Tarafları (Kime Karşı Açılır?)
İş kazasının tespiti davası, hak alanını doğrudan etkilediği için mecburi dava arkadaşlığı kuralına tabidir. Davacı (işçi veya mirasçıları), şu iki tarafa birden davayı yöneltmelidir:
- İşveren (veya taşeron firma/alt işveren)
- Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)
- Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli Mahkeme: İş Mahkemeleridir. İş Mahkemesi olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri (İş Mahkemesi sıfatıyla) görev yapar.
- Yetkili Mahkeme: İşverenin ikametgahı, iş yerinin bulunduğu yer veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesidir.
- Arabuluculuk: İş kazası tespit davalarında arabuluculuğa gitme zorunluluğu yoktur; doğrudan dava açılabilir.
- Zamanaşımı Süresi
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, iş kazasının tespiti davaları kural olarak bir zamanaşımına tabi değildir. Ancak SGK’dan gelir bağlanması gibi haklar için 10 yıllık genel süreler gündeme gelebildiğinden, davanın kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde açılması hak kayıplarını önlemek adına tavsiye edilir.
- İspat Süreci ve Deliller
Mahkeme, kazanın iş yerinde veya işin yürütümü sırasında olup olmadığını araştırırken şu delilleri inceler:
- Tanık Beyanları: Kazayı gören iş arkadaşları veya çevredekilerin ifadeleri.
- Kamera Kayıtları: İş yeri veya çevresindeki güvenlik kameraları.
- Hastane Kayıtları: Olay günü gidilen hastanedeki ilk giriş kayıtları ve doktor notları (Kaza hikayesi burada çok kritiktir).
- Karakol Tutanağı: Eğer olay yerine jandarma veya polis geldiyse tutulan raporlar.