Boykot suç mudur? Boykot, bir topluluğun ya da bireylerin bir kişi, şirket, siyasi düşünce, ülke ya da ürünle olan ekonomik, sosyal ya da kültürel tüm ilişkilerini bilinçli olarak kesme eylemidir. Tarihsel olarak, boykotlar, sosyal, siyasi ya da ekonomik değişim sağlamak amacıyla kullanılan etkili bir protesto aracı olarak yer bulmuştur.
İçindekiler
ToggleTopluluklar her zaman belirli bir gruba karşı olan tepkisini eyleme dökmek zorunda değildir; kimi zaman hareketsiz kalmak, kendi potansiyel güçlerini kullanmak amacıyla adeta bir sessiz çığlık biçiminde tepkilerini dile getirebilmektedirler. İşte metaforik olarak sessiz çığlık olarak tanımlamış olduğumuz ve organize olarak yapılan durağan kalma sürecine boykot denilir. Ancak boykotların hukuki durumu, çeşitli ülkelerde farklılıklar gösterebilir. Bu makalede, Türk yasaları uyarınca boykotun suç olup olmadığı, hukuki çerçevede nasıl değerlendirilmesi gerektiği üzerinde durulacaktır.
Borsaya açık şirketlerin isimlerini vererek boykot etmek Spk ya göre suç teşkil edebilse de bu boykot çağrısının spekülasyon ve manipülasyon niteliği taşıması gerekmektedir
24:26 34. maddeler uyarınca boykot hakkı ifade özgürlüğü kapsamında olup anayasal teminat altına alınmıştır”
Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurmuş, AYM de 27 Eylül 2023 tarihli kararında ‘boykota çağrının suç değil ifade özgürlüğü’ olduğuna karar vermişti. Dahası Güven’e 18 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedilmişti.
Boykot Ne İşe Yarar
Boykotun hedefi; ekonomik baskı oluşturmak ve belirli bir değişimi sağlamaktır. Boykotlar, örneğin bir şirketin etik olmayan uygulamalarını protesto etmek, bir hükümetin yanlış politikalarını eleştirmek veya belirli bir ürünün çevreye zarar verdiğini vurgulamak gibi nedenlerle gerçekleştirilebilir.
Boykotun Hukuki Tanımı
Boykotun hukuki tanımı, ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, genellikle ifade özgürlüğü ve toplumsal bir hareket olarak değerlendirilir. Ancak, bu eylemin suç olup olmadığı, boykotun nasıl organize edildiği ve amacının ne olduğuna bağlıdır. Tıpkı ÜLKEMİZ gibi birçok demokratik ülkede, bireylerin düşüncelerini ifade etme hakkı, anayasal bir güvence altına alınmıştır.
Boykot, bu kapsamda, bir kişinin ya da topluluğun, belirli bir kişi, şirket ya da hükümetin uygulamalarını eleştirebilmek için başvurabileceği meşru bir protesto aracıdır. Bu tür eylemler, genellikle ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilir.
Örneğin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi, topluluklar halinde örgütlenme ve barışçıl protesto etme hakkını güvence altına almaktadır. Bu bağlamda, boykotların ifade özgürlüğü çerçevesinde hukuki olarak korunması gerekmektedir. Boykotlar, çoğu zaman toplumsal bilinç oluşturmayı amaçlar ve bu nedenle demokratik toplumlarda hukuki bir koruma bulurlar.
Bir firmanın ürününü almamak, o firmayı eleştirmek, protesto etmek; Anayasa’nın ve uluslararası sözleşmelerin güvencesi altındadır. Tüketici tercihi bir ifade özgürlüğüdür! Barışçıl boykotlar; Suç değildir, İfade özgürlüğüdür, Demokratik bir haktır! Şiddet yoksa, tehdit yoksa, hakaret yoksa boykot suç değil, halkın iradesinin tezahürü anlamı taşımaktadır. Ancak tüm bunlara rağmen bu hakkı bastırmak isteyen anlayış, hukuktan değil baskıdan beslenmektedir.
Boykot Suç Mudur?
Hukuki çerçeveden bakıldığında Türk Ceza Kanununda boykot diye bir suç bulunmamaktadır. Nitekim Türk Ceza Kanunun 2. Maddesinde: ”Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. (2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.” denilmektedir.
Ceza kanunları toplumsal veya bireysel her eylem için esnetilemez ve buna bağlı olarak soruşturma açılamaz. Türkiye tarihinde geçmişte çeşitli sebeplerle farklı siyasi kesimler boykot çağrılarında bulunmuş ise de bugüne dek hiçbiri için soruşturma başlatılmamıştır. Kaldı ki soruşturma başlatılabilmesi için boykotun hedefinin ülke olması gerekmektedir. Ancak ülkemiz özelinde gerçekleşen boykotun hedefi halk değil şirketler ve ürünleridir. Bununla birlikte her ne olursa olsun boykot çağrısı yapılırken ve buna iştirak edilirken suç unsurlarının oluşup oluşmaması açısından nefret ve ayrımcılık söylemlerinden uzak durulmalıdır.
Bunun dışında vatandaşlar pek tabii 20 TL’lik ürünü 200 TL’ye satan işletmeler gibi fahiş fiyat politikasını boykot edebilmektedir. Yapılan boykotun Türk Ceza Kanunun anlamında suç oluşturması mümkün değildir, zorlama bir yorum olarak olsa olsa Türk Ticaret Kanunu’nun madde 55/1-a kapsamında haksız rekabet gündeme gelecektir ancak burada da maddi kayıpla fiilin arasındaki illiyet bağı kurulamayacaktır. Nitekim illiyet bağı kurulsa dahi hukuka aykırı fiil unsuru boykot kapsamında söz konusu değildir. Ayrıca şirketlere ve ürünlerine karşı boykotta bulunan şahıslar halkın kendisidir, şirketin karşı tarafı karalaması veya haksız rekabet oluşturma durumu söz konusu değildir.
Vatandaşın istediği malları ve ürünleri özgürce tüketebilmesi nasıl bir hak ise istemediği malları ve ürünleri tüketmekten kaçınması da bir haktır. Örneğin bir şirket, siyasi konularda tavır alıyor, görüş açıklıyor ve bununla birlikte maddi kaynak aktarımı yapıyorsa; o şirkete karşı tüketicilerin de aynı şekilde politik tepki gösterme hakkı vardır. Tüketiciler bakımından bir şirkete verilebilecek en politik tepki, boykot çağrısıdır. Daha önce de bahsetmiş olduğumuz gibi boykot ve protestonun, belirli sınırlar içinde kalması önemlidir.
Boykotun sınırlarının aşılması durumunda TCK ve TTK anlamında suç, TBK anlamında haksız fiil, TTK anlamında haksız rekabet teşkil edebilir. Bu kapsamda boykot edilen şirketlere ilişkin doğru olmayan bilgiler paylaşılmamalı ancak vatandaş belirli başlı ürünleri tüketip tüketmeme kararını özgürce yapabilmektedir. Tüm bunlar dikkate alındığında sınırları aşılmadığı sürece boykotun suç oluşturması Türk yasaları dikkate alınarak mümkün değildir. Yukarıda da defaatle bahsedildiği gibi hukuka aykırı davranışlardan kaçınılması halinde vatandaşlar tarafından boykot çağrısında bulunulmasında herhangi bir sorun bulunmayacaktır.
Türkiye’de Boykot Suç Mudur?
Ülkemiz özelinde boykot ilk kez uygulanan bir durum değildir. Yakın tarihte pek çok siyasi partinin de desteklediği ve ön ayak olduğu pek çok örneği bulunsa boykota ilişkin ilk kez bugünlerde cezalandırma düşüncesi üzerinde durulmuştur. 01.04.2025 tarihli haberlere göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ”boykot” çağrılarıyla ilgili olarak Nefret ve Ayrımcılık (TCK md. 122/1-d) ve Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik (TCK md. 216) suçlarından re’sen soruşturma başlatıldığı duyurulmuştur. Kanaatimizce savcılığın yaptığı duyuru hukuki açıdan zorlama suç türetimidir.
Nitekim savcılık tarafından resen soruşturma başlatılan suçlara bakıldığında TCK m.122/1-d maddesinde Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen kimse bu suçu işlemiş olur. Yani halkın, yaşanan son siyasal gelişmeler ışığında, 2 Nisan 2025 tarihinde genel tüketimi durdurma kararı almasının bu suçla uzaktan yakından alakası yok. Savcılık tarafından duyurulan diğer suça bakıldığında ise TCK m.216’da tanımlanan halkın kin ve düşmanlığa tahrik suçu bakımından da suçun unsurları yapılan boykot kapsamında oluşmayacaktır.
Türk Ceza Kanunun ilgili maddelerine göre, halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde cezalandırılır. Halkın kendi hür iradesi ile belli başlı kafelerden kahve satın almamasının suç oluşturması kanunun lafzı ile de ruhu ile de bağdaşmayan absürt bir durumdur. Aksi durum ülkenin belirli siyasi partilerin süpermarketi haline gelmiş olduğu sonucunu doğurur ve marketten alışveriş yapmayanlar ”vatan halini” ilan edilir. Kendisi hakkında belli başlı şahıslar veyahut zümrelerde ”Vatan haini” ifadesi kullanılan kişilerin suç duyurusunda bulunma hakkı bulunduğunu dikkatle ve önemle vurgulamak isteriz.