Otellerin Kimlik Bildirmeme Cezası

Otellerin Kimlik Bildirmeme Cezası

Otellerin Kimlik bildirmeme cezası, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamında kendilerine bildirime ilişkin yükümlülükler getirilen kişi ve işletmelerin bu yükümlülüklere aykırı hareket etmesi hâlinde uygulanan idari yaptırımlardan biridir. Özellikle otel, pansiyon, apart otel ve günübirlik kiralanan konut gibi konaklama hizmeti sunan işletmeler açısından kimlik bilgilerinin mevzuata uygun şekilde kaydedilmesi ve gerekli bildirimlerin yapılması büyük önem taşır.

Otellerde kimlik bildirmeme cezası, misafir bilgilerinin sisteme hiç girilmemesi, gerçeğe aykırı kayıt oluşturulması veya kanunun öngördüğü elektronik bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gibi farklı nedenlerle gündeme gelebilir. İhlalin niteliğine göre yüksek tutarlı idari para cezaları ve kanunda öngörülen diğer yaptırımlar söz konusu olabilir.

Bununla birlikte, her idari para cezası hukuka uygun değildir. İşletmeye uygulanan yaptırımın dayanağı, ihlalin somut olarak gerçekleşip gerçekleşmediği, kararın yetkili makam tarafından verilip verilmediği ve bildirim kayıtları birlikte değerlendirilmelidir. Kimlik bildirmeme cezasına itiraz, hukuka aykırı bir idari yaptırımın kaldırılmasını sağlamak amacıyla başvurulabilecek hukuki yollardan biridir.

Bu yazıda, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamındaki yükümlülükler, kimlik bildirmeme cezasının nedenleri, ceza kararına karşı başvuru usulü ve itiraz sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınmaktadır.

1774 Sayılı Kimlik Bildirme Kanunu Nedir?

1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu, belirli konaklama yerlerinde, işyerlerinde ve kanunda belirtilen diğer yerlerde kalan, çalışan veya bulunan kişilerin kimliklerinin tespit edilmesi ve gerekli bilgilerin yetkili makamlara bildirilmesine ilişkin yükümlülükleri düzenler.

Kanunun temel amaçlarından biri, kamu düzeninin ve güvenliğinin sağlanmasına yardımcı olacak kimlik kayıtlarının düzenli tutulmasıdır. Kanun kapsamındaki yükümlülükler, işletmenin faaliyet alanına ve ilgili kanun hükmüne göre değişebilir.

Özellikle Kanun’un 2. maddesi ile Ek 1. maddesi, konaklama işletmelerinin kimlik kayıtlarının tutulması ve elektronik bildirim yapılması bakımından önem taşır.

Kanun kapsamında değerlendirilebilecek başlıca yerler şunlardır:

  • Otel, motel ve pansiyonlar,
  • Apart oteller ve günübirlik kiralanan evler,
  • Kamp ve kamping alanları ile tatil köyleri,
  • Kanunda belirtilen öğrenci yurtları,
  • Özel sağlık, bakım ve dinlenme tesisleri,
  • Kanun kapsamındaki diğer konaklama yerleri ve işletmeler.

Hangi yükümlülüğün uygulanacağı belirlenirken işletmenin yalnızca ticari unvanına değil, fiilî faaliyetlerine ve kanunda düzenlenen ilgili hükme de bakılmalıdır.

Otellerde Kimlik Bildirmeme Cezası Neden Uygulanır?

Otellerde kimlik bildirmeme cezası, konaklayan kişilere ilişkin bilgilerin mevzuatta öngörülen biçimde kaydedilmemesi veya yetkili kolluk birimlerine bildirilmemesi nedeniyle gündeme gelebilir.

1774 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca konaklama tesislerinin yükümlülükleri, genel olarak aşağıdaki başlıklarda incelenebilir.

Konaklayan kişilerin kimlik bilgilerinin kaydedilmemesi

Konaklama tesisleri, tesiste kalan yerli ve yabancı kişilerin kimlik ve geliş-ayrılış bilgilerini mevzuata uygun biçimde kaydetmelidir. Kayıtların eksik tutulması veya hiç oluşturulmaması, ilgili hükme göre yaptırım uygulanmasına neden olabilir.

Kimlik Bildirim Sistemi üzerinden bildirim yapılmaması

Kimlik Bildirim Sistemi (KBS), konaklama tesislerinin gerekli bilgileri kolluk sistemine elektronik ortamda iletmesinde kullanılan sistemdir.

Kanun kapsamında elektronik bildirim yükümlülüğü bulunan tesislerin sisteme bağlanmaması veya gerekli verileri zamanında iletmemesi, ilgili koşulların oluşması hâlinde idari para cezasına yol açabilir.

Gerçeğe aykırı ya da hatalı kayıt oluşturulması

İlgili tesiste kalan Misafirlere ilişkin bilgilerin gerçeğe aykırı kaydedilmesi veya bildirimlerin mevzuata aykırı biçimde yapılması da yaptırım konusu olabilir. Bununla birlikte, her veri hatasının otomatik olarak aynı hukuki sonucu doğurduğu söylenemez. Hatanın niteliği, oluşma şekli ve uygulanacak kanun hükmü ayrıca incelenmelidir.

İşletme ve personel bildirimlerinin yapılmaması

1774 sayılı Kanun, ilgili faaliyet türüne göre işletme sorumlusunun ve çalışanların bildirimine ilişkin yükümlülükler de içermektedir. İşletici değişikliği, personelin işe başlaması veya işten ayrılması gibi durumlarda uygulanacak bildirim usulü ve süre, ilgili hükme göre belirlenmelidir.

Bu nedenle otellerde kimlik bildirmeme cezası değerlendirilirken yalnızca misafir kayıtları değil, işletmenin diğer bildirim yükümlülükleri de dikkate alınmalıdır.

Kimlik Bildirmeme Cezası 2026 Yılında Ne Kadardır?

1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamında uygulanabilecek idari para cezaları, ihlal edilen hükme ve ilgili yıl için geçerli ceza miktarına göre değişir. Dolayısıyla bütün ihlaller için geçerli tek bir kimlik bildirmeme cezasından söz edilemez.

Özellikle elektronik sisteme bağlanmama, gerekli bilgileri anlık olarak göndermeme ve gerçeğe aykırı bildirim yapma gibi fiiller bakımından farklı yaptırım hükümleri gündeme gelebilir.

2026 yılı için uygulanacak tutarın belirlenmesinde şu hususlar kontrol edilmelidir:

  • İdari yaptırım kararında belirtilen kanun maddesi,
  • İhlalin gerçekleştiği tarih,
  • İlgili hüküm için geçerli ceza miktarı,
  • Yeniden değerleme nedeniyle yapılan yıllık güncellemeler,
  • Aynı fiilin tekrarlanmasına ilişkin özel hükümler.

Önemli: 2026 yılına ilişkin ceza tutarları, ihlal türüne göre yürürlükteki mevzuattan ve idari yaptırım kararından doğrulanmalıdır. Farklı yükümlülükler için belirlenen tutarların birbirine karıştırılması, hukuki değerlendirmede hataya yol açabilir. İşletmeye tebliğ edilen kararın yalnızca tutarı değil, hangi fiil nedeniyle ve hangi hukuki dayanakla verildiği de incelenmelidir. Kimlik bildirmeme cezası nedeniyle hukuki yaptırıma maruz kalındığında hak ve menfaat kaybı yaşanmaması adın Ankara avukat hukuki danışmanlığı alınması tavsiye edilmektedir.

Kimlik Bildirmeme Cezasına İtiraz Nasıl Yapılır?

Kimlik bildirmeme cezasının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, kararın niteliğine uygun başvuru yoluna gidilebilir. İtiraz sürecinde hem maddi olayların hem de hukuki dayanakların açık şekilde ortaya konulması gerekir.

İdari yaptırım kararının incelenmesi

İlk olarak ceza kararında yer alan bilgiler değerlendirilmelidir. Bu incelemede özellikle şu noktalar önemlidir:

  • İhlalin hangi tarihte gerçekleştiği,
  • Hangi kanun maddesinin uygulandığı,
  • Ceza kararının hangi makam tarafından verildiği,
  • İhlale ilişkin hangi tespitlerin yapıldığı,
  • Kararın ne zaman ve nasıl tebliğ edildiği,
  • Başvurulabilecek hukuki yol ve sürenin ne olduğu.

Bu inceleme, itirazın hangi mercie yapılacağını ve hangi gerekçelere dayanacağını belirlemek açısından önemlidir.

İtiraz gerekçelerinin belirlenmesi

Kimlik bildirmeme cezasına itiraz edilirken somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki gerekçeler ileri sürülebilir.

Örneğin;

  • İsnat edilen ihlalin gerçekleşmemiş olması,
  • İşletmenin yükümlülüğünü yerine getirdiğini gösteren kayıtların bulunması,
  • Elektronik bildirim kayıtları ile idari tespitler arasında çelişki olması,
  • İhlalin yanlış değerlendirilmesi,
  • Ceza kararının yetki veya usul yönünden hukuka aykırı olması,
  • Uygulanan yaptırımın yanlış kanun hükmüne dayandırılması,
  • Ceza miktarının hatalı belirlenmesi.

Teknik arıza, mücbir sebep veya başka bir engelin bulunduğu ileri sürülüyorsa bu iddiaların somut belgelerle desteklenmesi önemlidir. Her teknik aksaklık kendiliğinden sorumluluğu ortadan kaldırmaz; olayın koşulları ve ilgili düzenleme birlikte değerlendirilmelidir.

İtiraz dilekçesinin hazırlanması

Kimlik bildirmeme cezasına itiraz dilekçesinde, idari yaptırım kararının tarih ve sayısı, tebliğ tarihi, cezanın hukuki dayanağı ve itiraz nedenleri açıkça belirtilmelidir.

Dilekçeye olayın niteliğine göre aşağıdaki belgeler eklenebilir:

  • İdari yaptırım kararı ve tebligat belgesi,
  • KBS kayıtları ve bildirim raporları,
  • İşletmenin kayıt ve belgeleri,
  • Teknik arızaya ilişkin servis veya sistem kayıtları,
  • Denetim tutanağı ve diğer ilgili belgeler,
  • İddiaları destekleyen diğer deliller.

Kimlik bildirmeme cezasına itirazın yalnızca cezanın yüksek olduğu gerekçesine dayandırılması yerine, kararın neden hukuka aykırı olduğunun açıklanması daha sağlıklı bir hukuki değerlendirme yapılmasını sağlar. Ankara avukat hukuki danışmanlığı alarak ilerlenmesi sürecin hatasız işlemesine katkı sağlayabilir.

1774 Kimlik Bildirmeme Cezasına İtiraz Süresi

1774 kimlik bildirmeme cezasına itiraz bakımından süre, kararın niteliğine ve uygulanacak başvuru yoluna göre belirlenir.

Tek başına verilen idari para cezaları yönünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenen genel kural uyarınca kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren 15 gün içinde başvuru yapılması gerekir. Bu süre içinde başvuru yapılmaması, kural olarak idari yaptırım kararının kesinleşmesine neden olur. Kanunda düzenlenen mücbir sebep hâlleri ayrıca değerlendirilmekle birlikte, bunların varlığı ve süre üzerindeki etkisi somut olay özelinde incelenmelidir. Bununla birlikte, idari para cezasının aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren başka bir kararla birlikte verilmesi durumunda farklı bir yargısal yol gündeme gelebilir.Bu nedenle her olayda doğrudan 15 günlük süreye dayanmak yerine, kararın içeriği ve başvuru mercii öncelikle belirlenmelidir. Başvurunun yanlış mercie yapılması veya sürenin kaçırılması, hak kaybına yol açabilir.

Kimlik Bildirmeme Cezasına Hangi Mahkemede İtiraz Edilir?

Kimlik bildirmeme cezasına itirazda görevli merciin belirlenmesi, cezanın tek başına mı yoksa başka bir idari işlemle birlikte mi verildiğine bağlı olarak değişebilir.

Tek başına uygulanan idari para cezası: 

1774 sayılı Kanun kapsamında verilen ve başka bir idari işlemle birlikte tesis edilmeyen idari para cezalarına karşı, genel kural olarak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu çerçevesinde görevli Sulh Ceza Hakimliğine başvurulur.

İdari para cezasının başka bir idari işlemle birlikte verilmesi

İdari para cezasıyla aynı işlem kapsamında ruhsat iptali veya idari yargının görev alanına giren başka bir karar da verilmişse, Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesindeki istisna kapsamında idari yargının görevli olması söz konusu olabilir. Bu durumda para cezasına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, ilgili idari işlemin iptali talebiyle birlikte değerlendirilmesi gerekebilir. Dolayısıyla yalnızca ceza tutarına bakılarak mahkeme belirlenmemeli; idari yaptırım kararının kapsamı ve diğer işlemlerle bağlantısı incelenmelidir. İdari para cezası tebliğ alındıktan sonra hukuki yol haritasının çizilmesinde Ankara avukat hukuki danışmanlığı alınması sürece katkıda bulunabilir.

Kimlik Bildirmeme Cezasına İtirazda Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kimlik bildirmeme cezasına itiraz sürecinin etkili yürütülebilmesi için işletmenin hem hukuki hem de teknik kayıtlarını düzenli şekilde muhafaza etmesi önemlidir. Öncelikle idari yaptırım kararının tebliğ tarihi kaydedilmeli ve başvuru süresi gecikmeden hesaplanmalıdır. İtiraz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mümkün olduğu ölçüde somut belgelerle desteklenmelidir. Ayrıca işletmenin KBS bağlantısı, bildirim süreçleri, personel işlemleri ve misafir kayıtları gözden geçirilmelidir. Böylece hem mevcut cezanın hukuka uygunluğu değerlendirilebilir hem de benzer ihlallerin tekrarlanma ihtimali azaltılabilir. İdari para cezasının ödenmesi, peşin ödeme indirimi ve kanun yollarına başvuru seçenekleri de kendi hukuki koşulları içinde ele alınmalıdır. Ödeme ile itirazın sonuçları somut olayda ayrıca değerlendirilmeden, bu işlemlerin birbirini her durumda engellediği veya etkisiz hâle getirdiği varsayılmamalıdır.

Kimlik Bildirmeme Cezası ve KVKK İlişkisi

Konaklama tesisleri, 1774 sayılı Kanun kapsamındaki kimlik bildirim yükümlülüklerini yerine getirirken kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallara da uymalıdır. Kimlik bilgilerinin kanuni bir yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla işlenmesi, ilgili koşullar mevcutsa KVKK kapsamında hukuki bir işleme sebebine dayanabilir. Ancak bu durum, kişisel verilerin sınırsız biçimde toplanabileceği veya saklanabileceği anlamına gelmez. Konaklama işletmeleri, gerekli kimlik bilgilerini mevzuata uygun biçimde kaydetmeli; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü veri işleme ilkelerini gözetmelidir. Kimlik belgesinin fotokopisinin alınması ve saklanması gibi işlemler ayrıca KVKK yönünden değerlendirilmelidir. Kimlik bildirme yükümlülüğü ile kişisel verilerin korunması yükümlülükleri birbirinden bağımsız şekilde göz ardı edilmemelidir. İşletmelerin hem güvenlik bildirimlerini hem de veri güvenliğini birlikte sağlayan bir kayıt sistemi kurması gerekir.

Kimlik Bildirmeme Cezasına İlişkin Emsal Danıştay Kararları

1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamında otel ve pansiyonlara uygulanan idari yaptırımlar değerlendirilirken, somut olayın özellikleri ve yargı kararlarında ortaya konulan hukuki ilkeler önem taşır. Özellikle misafirin işletmeden habersiz ayrılması, KBS giriş kaydının yapılmış olması ve bildirim eksikliğinin kasıtlı bir davranıştan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, cezanın hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde gündeme gelebilir. Danıştay 4. Dairesinin bazı kararlarında, kimlik bildirimine ilişkin ihlaller nedeniyle tesis edilen işlemler incelenmiş ve olayın koşulları çerçevesinde hukuka aykırılık değerlendirmesi yapılmıştır.

1. Danıştay 4. Dairesinin 2024/1596 E., 2024/3245 K. Sayılı Kararı

Danıştay 4. Dairesinin 21.05.2024 tarihli ve 2024/1596 E. ve 2024/3245 K. sayılı kararı, konaklama tesislerinde misafirin çıkış kaydının yapılmaması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlık bakımından önem taşımaktadır. Karara konu olayda, tesiste konaklayan kişinin Kimlik Bildirim Sistemi’ne giriş kaydının yapıldığı, ancak denetim sırasında kişinin otelde bulunmadığı ve oda anahtarının da mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Bu durum karşısında, misafirin otelden ayrılış işlemini gerçekleştirmeden gitmiş olabileceği veya daha sonra tesise dönmesinin beklendiği hususlarının işletme tarafından bilinip bilinemeyeceği değerlendirilmiştir. Bu karar, otelden habersiz ayrılan bir misafir nedeniyle oluşan bildirim eksikliğinin, her durumda işletmenin kasıtlı ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini göstermesi bakımından önemlidir. Bununla birlikte kararın, her çıkış bildirimi eksikliğinde işletmenin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı şeklinde yorumlanmaması gerekir. İşletmenin kayıtları, olayın oluş şekli ve ilgili kanun hükmü somut olarak incelenmelidir.

2. Danıştay 4. Dairesinin 2023/7287 E., 2023/5682 K. Sayılı Kararı

Danıştay 4. Dairesinin 23.10.2023 tarihli ve 2023/7287 E., 2023/5682 K. sayılı kararı, kimlik bildirimine ilişkin ihlaller nedeniyle işletme ruhsatının iptali ve işyerinin kapatılması gibi ağır sonuçların gündeme geldiği uyuşmazlıklar bakımından dikkate değerdir. Karara konu olayda, otelde kalan kişiye ilişkin kimlik bilgilerinin sisteme hatalı girildiği, aynı isim ve soyadına sahip başka bir misafirin kimlik numarasının sehven kullanıldığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi, otel çalışanlarının gerçeğe aykırı kayıt oluşturma amacının bulunmadığını ve bu nedenle tekerrür koşullarının oluşmadığını değerlendirerek dava konusu işlemi iptal etmiştir. Bu karar, kimlik kayıtlarında ortaya çıkan her yanlışlığın kendiliğinden kasıtlı bir ihlal veya tekrarlanan ihlal olarak kabul edilemeyeceğini göstermektedir. Özellikle işletme ruhsatının iptali gibi ağır sonuçlar bakımından, ihlalin niteliği ve tekerrür koşullarının gerçekten oluşup oluşmadığı önem taşır.

Danıştay kararları, kendi uyuşmazlıklarının koşulları içinde değerlendirilmelidir. Bu kararlardan hareketle, 1774 sayılı Kanun kapsamındaki bütün idari para cezalarının kaldırılması gerektiği veya her ihlal için mutlaka kast unsurunun aranacağı sonucuna doğrudan ulaşılamaz. Özellikle idari para cezasının dayanağı olan hükmün lafzı, yaptırımın niteliği ve ilgili mevzuat birlikte incelenmelidir. Ayrıca idari para cezası ile işletme ruhsatının iptali gibi başka idari işlemlerin hukuki koşulları birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle 1774 kimlik bildirmeme cezasına itiraz sürecinde, emsal kararların yanı sıra olayın kendisine ilişkin belgelerin ve yürürlükteki mevzuatın da değerlendirilmesi gerekir.

Kimlik Bildirmeme Cezası İçin Avukat Desteği

1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamında uygulanan idari para cezalarına karşı başvuru yapılırken, olayın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi önemlidir. Yanlış başvuru merciinin seçilmesi, sürelerin kaçırılması veya itiraz gerekçelerinin yeterince somutlaştırılmaması hak kaybına neden olabilir. Bu nedenle ceza kararının dayanağının, denetim belgelerinin, elektronik bildirim kayıtlarının ve tebligat bilgilerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Otel, pansiyon, apart otel ve diğer işletme sahipleri, kimlik bildirmeme cezasına ilişkin hukuki süreçler hakkında Ankara avukat özelinde hukuki destek almayı değerlendirebilir. 

SONUÇ

1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu, kapsamındaki konaklama tesisleri ve diğer işletmeler bakımından kimlik kayıtlarının tutulması ve gerekli bildirimlerin yapılması konusunda önemli yükümlülükler öngörmektedir. Bu yükümlülüklere aykırılık, ihlalin niteliğine göre idari para cezasına ve kanunda öngörülen diğer yaptırımlara yol açabilir. Kimlik bildirmeme cezasıyla karşılaşan işletmelerin, kararın hukuki dayanağını ve tebliğ tarihini dikkatle incelemesi; ilgili kayıtları ve delilleri muhafaza etmesi; başvuru yolunu ve süresini doğru belirlemesi gerekir. Özellikle otellerde kimlik bildirmeme cezası ve 1774 kimlik bildirmeme cezasına itiraz süreçlerinde, her olayın kendi koşullarına göre değerlendirilmesi hak kaybı yaşanmaması açısından oldukça önem arz etmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kimlik bildirmeme cezası, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamında bildirim veya kayıt yükümlülüklerini ihlal eden kişi ve işletmelere, ilgili kanun hükmü uyarınca uygulanan idari para cezasıdır. Ceza tutarı ve yaptırımın kapsamı ihlalin türüne göre değişir.

Otellerde misafirlerin kimlik ve geliş-ayrılış kayıtlarının tutulmaması, gerekli elektronik bildirimlerin yapılmaması veya gerçeğe aykırı kayıt oluşturulması gibi durumlarda ilgili kanun hükümlerine göre idari yaptırım uygulanabilir.

1774 sayılı Kanun kapsamında tek bir ceza tutarı bulunmaz. Uygulanacak miktar, ihlal edilen hükme ve ilgili yıl için geçerli ceza tutarına göre belirlenir. Örneğin gerçeğe aykırı kayıt tutmanın cezası 85.437 TL’dir.

Tek başına uygulanan idari para cezalarında genel kural, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren 15 gün içinde başvuru yapılmasıdır. Ancak cezanın başka bir idari işlemle birlikte verilmesi gibi durumlarda farklı usul ve süreler gündeme gelebilir.

Tek başına verilen idari para cezalarında genel olarak görevli Sulh Ceza Hakimliğine başvurulur. Ceza, idari yargının görev alanındaki başka bir kararla aynı işlem kapsamında verilmişse görevli merci İdare Mahkemeleri olabilir.

Evet. İdari yaptırım kararının hukuka aykırı olduğu somut delillerle ortaya konulabiliyorsa cezanın kaldırılması mümkün olabilir. Ancak iptal veya kaldırma sonucu, olayın özelliklerine, delillere ve ilgili mevzuata göre belirlenir.

Teknik arıza tek başına cezanın iptal edilmesini garanti etmez. Arızanın süresi, niteliği, işletmenin gerekli tedbirleri alıp almadığı ve bildirim yükümlülüğüne etkisi incelenir. Sistem kayıtları ve teknik servis belgeleri itiraz bakımından önem taşıyabilir.

Uygulanabilir başvuru süresi içinde itiraz edilmemesi halinde idari yaptırım kararı kural olarak kesinleşir. Bu nedenle tebliğ tarihi takip edilmeli ve kararın hukuki niteliğine uygun başvuru yolu zamanında belirlenmelidir.

Kimlik bildirme yükümlülüğü, her durumda kimlik belgesinin fotokopisinin alınmasını gerektirmez. İşletmeler, kimlik bilgilerinin kaydedilmesi sırasında KVKK hükümlerini ve ilgili kurul kararlarını dikkate almalı; gereksiz kişisel veri toplamaktan kaçınmalıdır.

Kiracının Erken Tahliyesi ve Tazminat Sorumluluğu
Prev post
21 Ekim 2026
Call Now Button